Alkolün Zararları Nelerdir?

HABER 2 Kasım 2015

Alkol denince akla ilk gelen, alkollü içkilerdir. Yal­nız, içkinin dışında da, özel­likle hekimlikte, alkolün çok önemli yeri vardır.

Alkol, eski çağlardan beri daima içilmiştir. Sindirimi kolaylaştırması, keyif verici özellikleri yanında alkolün organizmada tahribat yaptığı, hatta nesilden nesile geçen ruh bo­zukluklarına yol açtığı da bilinen gerçeklerdendir. Yakıt olarak kulla­nılan alkoller içilmemesi için ma­viye boyanır, ‘’mavi ispirto’’ diye anılır.

Alkolü evlerimizde antiseptik (mik­rop öldürücü) olarak her zaman kul­lanmaktayız. Antiseptik olarak kul­lanılacak alkolün yoğunluğu %70 ol­malıdır. Daha yüksek yoğunluktaki alkol mikropların cidarındaki pro­teini pıhtılaştırır, alkolün mikroba etkisi güçleşir. Alkol yağlarda erimez, yağı da eritmez, bundan dolayı deri için iyi bir antiseptik değildir. Mukoza dokusu­nu tahriş eder. Alkol, tükürük ve mi­de salgısını artırdığından, iştah açı­cıdır. Hekimlerin elinde kaldığı müddetçe sağlığa faydalı, içki müptelâlarının bardağında ise zararlı olan bir maddedir.

Vücuda Alkol Girince

Sindirim kanalından emilen alkol kana geçer. Kana geçmiş olan al­kolün %10’u bronşlardan, %10’u böb­reklerden çıkar, °/o80’i de vücutta yok olur. Kanın santimetre kübünde 0,25-1 miligramı bulunca keyif hali görülür. İnsan kendini hareketli bu­lur, iyi konuştuğunu sanır, hareket­lerini, sözlerini henüz kontrol edebilir, kendini bilir. Alkol kanın santi­metre kübünde 1-2 miligram olunca çevreye uyma bozuklukları başlar, sözlerde, hareketlerde kontrolsüzlük olur, yalnız, insan gene kendini bilir. 2-4 miligramda zehirlenme belirtileri başlar. Bu durumdaki bir kimse söz ve hareketlerde kontrolü tamamıyla kaybederse de gene az çok kendini bilir. Alkol kanın santimetre kübünde 5 miligrama yükselince insan ko­maya girer. Hareket, söz kalmadığı gibi artık kendinden iyice geçmiştir Alkol kalb için bir zehirdir. Solu­numu yavaşlatır. Böbrekleri de etkileyerek idrarı artırır. Beyni, gözü, ka­raciğeri etkisi altında bırakır.

Hekimlikte Alkol

Alkol hekimlikte değişik şekiller­de kullanılır. Sıtma, zatürree gibi âni gelen titremelerde, ateşlerde, bitkinliklerde, soğukta kalanlara ağızdan 10-15 santimetre küb alkol verilir. Evlerde bu işi bir kadeh konyak gö­rebilir.

Alkol iştah açıcı kuvvet şuruplarının içine de karıştırılır. Antiseptik olarak gerek hekimlikte, gerekse ev­de kullanılır. Etil alkolden başkası tıpta kullanılmaz. Yüksek alkollerin zehir derecesi de yüksektir. Metil al­kolün sinir sistemine çok zehirli et­kisi vardır, özellikle görme sinirini felce uğratarak körlüğe yol açabilir. Bazı yerlerde içki yasağı konduğu zaman, kaçak, kötü içkilerdeki me­til alkol miktarı yüksek olduğu için, sık sık görme bozukluklarına rastlanmıştır.

Evlerde Alkol

Alkol evlerde ya tuvalet ispirtosu, ya da mavi ispirto olarak bulunur.

Tuvalet ispirtosu: Elleri, yüzü temizlemek, deriyi ovmak için kul­lanılır. Ateşli hastalıklarda bir tas su içine alkol katılarak buna batırı­lan bezle hastanın alnına soğuk tat­bik yapılır.

Alkol iyi bir mikrop öldürücü ol­duğu için evlerde çok işe yarar. Bazı yaralar alkolle temizlenir, çıbanla­ra, deri üzerindeki iltihaplara alkol­le pansuman yapılır.

Alkol pansumanı şöyle yapılır: Te­miz bir gaz bezi tuvalet ispirtosu ile ıslatılır, iltihaplı yerin üzerine ko­nur. Bunun üzeri de bir tabaka pa­mukla kapatılıp sarılır. Ara sıra pan- sıman kaldırılıp yenisi konulur.

Bu gibi iltihaplarda, çıbanlarda al­kol pansumanı ancak başlangıçta, ağ­rı, kızarıklık ortaya yeni çıktığı sırada yapılırsa fayda verir, iltihabın ilerlemesini, çıbanın irin toplaması­nı önler.

Mavi ispirto: İspirto ocağında yakılır. İspirto lâmbası, ispirtoluk ya da kamineto denilen bu ocaklar bir gaz lâmbası biçimindedir. Deposuna ispirto konur. Buradan çıkan bir fi­til ispirtoyu emer, kibrit çakınca yanar.

Alkollü İçkiler ve Sonuçları

Alkollü içkiler insanların keyiflen­mek için başvurdukları yollardan bi­ridir. Yalnız, bu keyif uğruna, ölçü­yü kaçırınca, insanlığın başına alko­lizm denilen bir dert çıkmıştır. ALKOLİZMİ, yalnız insanların hasta olması yönünden değil de, bütün bir topluma etki yap­ması bakımından düşünürsek, çok içki içmenin kötülüğünü da­ha iyi anlıyabiliriz. İnsanların, günümüzdeki gibi, bir arada ya­şamasını, bir arada iş görmesini gerektiren modern toplamlarda alkollü içkilere düşkünlük ger­çekten çağımızın en önemli mese­lelerinden biri haline gelmiştir.

Alkole büyütenmişçesine bağ­lanmış olan kimselerin, şuural­tındaki bu isteğin farkında olma­sa bile, kendini yıkmak istiyen insanlar olduğunu unutmamak gerekir. Alkolizm bilim adamları­nı, ahlâkçıları yakından ilgilendi­ren meselelerin başında gelir.

Alkollü içkilere tarihte çok eski çağlardan beri rastlanır. Şarap, bira Eski Mısır’da kullanılırdı. Eski Romalılar, Eski Yunanlılar, medeniyet­lerinin en yüksek seviyesine ulaştık­ları devrelerde bile alkollü içkilere karşı düşkünlük göstermişlerdi.

Tarihte zaman zaman alkollü içki­lere karşı savaş açılmıştır. En verim­li alkol savaşı Müslümanlıkla doğdu. Kuran içkiyi yasak etmekle yüzyıllar­ca insanları zarardan korudu Yir­minci yüzyılda Amerika’da konan al­kol yasağı, Amerikan toplumunun ileri durumuna rağmen, başarılı ol­madı,

Alkollü içkilerdeki etkili madde etil alkol (ispirto)dur. İçkinin çeşi dine göre içinde ayrıca tat, koku ve­ren maddeler, karbon dioksit, de­ğişik alkoller, eterler de vardır.

Tabiatta bitkilerin, hayvanların dokularında az miktarda alkol bulu­nabilir. Mikroorganizmaların, maya­ların etkisiyle şekerli, nişastalı mad­delerden tabiatta da alkol meydana gelir.

Alkollü içkiler ya mayalandırma, ya da damıtma ile elde edilir (Bk. İçkiler).

Alkolizm Felâketi

Alkolün insanlar üzerinde meyda­na getirdiği çeşitli belirtiler, genel olarak, alkolizm terimi altında top­lanır.

Alkol alışkanlığı yüzyıllar boyu dinleri, ahlâkçıları, hükümetleri, tıb­bı meşgul etmiştir.

Sarhoşluk, içkinin hemen her za­man birçok kimselerde gördüğümüz belirtisidir. Bu hal alkolün sindirim yolundan kana karışması, sinir hüc­relerini uyarmasıyla başlar. İlk gö­rülen belirti keyiftir. İnsan, içtikçe keyif, canlılık, neşe duyar, her şeyi hoş görür, utangaçlık kalmaz, cesa­reti artar. Sevgisini rahatça göste­rir, parasını cömertçe harcar. Alkol alımı arttıkça cıvıklaşma, şarkı söy­leme, dans etme, oyun oynama, ar­kadaşlarım öpme gibi haller başlar. Sarhoş gittikçe sersemler, dengesi­ni kaybeder, sallanarak, sendeleyerek yürür. Çevresindeki eşya dönmeye başlar, sözleri ağırlaşır, bir konu­yu tutturur, boyuna konuşur durur. Sarhoş son devrede artık sızar, ho­rultularla uyur. Uyanınca başında sersemlik vardır. Midesi rahatsız, vücudu kırgın bir hasta gibidir.

Alkol Psikozları

Bazı kimseler içkiye dayanamaz. Bir iki kadehten sonra hastalanır, hatta çılgınlık hali gösterirler. Bu gibiler içtikçe kendini kaybeder, dü­şünmesinde bulanıklık olur, öfkesi artar, heyezanlara başlar. Bunlarda kıskançlık alınganlık hali çok gö­rülür.

Kimisi de kendini bütün bütün kaybeder, bağırır, saldırır. Bu arada elinden kaza çıkanlar, adam öldüren­ler olur. Neden sonra ayılınca ya yap­tıklarının farkında değillerdir, ya da ancak rüya gibi hatırlarlar. Bu gibi kimselerin içki içmesi kendisi için de, çevresi için de bir felâkettir.

Alkolden ileri gelen ruh bozukluk­larına alkol psikozları denir. Başlıca alkolden kaynaklanan ruh bozuklukları şunlardır:

Deliryum Tremens: Alkol zehir­lenmesinden ileri gelir. Çoğunlukla uzun süre içki içenlerde, ya da yıl­larca içtikten sonra birden bırakan­larda görülür. Daha çok 35-40 yaşla­rında ortaya çıkan bu halin kalıtım­la (verasetle) de ilgisi vardır. Deliryum tremens nöbetinin başlıca belirtileri titreklik, çeşitli hayal görmedir. Böyle bir kimsenin elleri bütün vücudu, dili titrer. Heyecan­lıdır, yerinde duramaz, korku için­dedir. Bulunduğu yerde silahlı in­sanlar, yılanlar, akrepler, fareler, küçük küçük insanlar görür. Bu hay­vanların vücuduna saldırdığını sanır. Kendisini meyhanede sanarak ‘’Rakı getir!’’ diye bağırır. Mesleğiyle ilgili hareketler yapar, bunlar üzerinde konuşur. Meselâ şoförse direksiyon kullanır gibi kollarını oynatır.

Böyle bir hasta bulunduğu yeri, za­manı bilmez, çevresindekileri de ta­nımaz, hikâyeler uydurur. Meselâ, ır­zına tecavüz edildiğini, hırsızlar gel­diğini söyler. Çok terler, dili paslı­dır, nefesi kokar, uyuyamaz. Bu belirtileri yavaş yavaş kaybolan kimse 3-6 gün içinde iyileşir. Nöbet sırasın­da korkuyla kendisini öldürenler, düşman sanarak karşısındakine sal­dıranlar vardır.

Ayyaş Hezeyanları: Alkol psikoz­larından biri de hissi, hayalî heze­yanlardır. Çoğunlukla 35-40 yaşları arasında görülür. Hezeyan içinde bu­lunan kimse sesler işitir, kendisine küfür, hakaret ediliyor sanır. Herkes onunla alay ediyor, öldürmek istiyor gibi gelir. Arkadaşlarını, kendisinin ırzına geçmek gibi tertiplere girişmekle suçlar.

Alkol Paranoyası: Asıl belirtisi şiddetli kıskançlıktır. Bu gibi kimse­ler öfkeli, ataktır. Kıskançlık, zehir­lenme hezeyanlarında bulunur. Me­selâ, ona göre karısı, kızı fuhuş yo­lundadır; geceleri eve adam alıyor­lar, gündüzleri süslenip kötü evlere gidiyorlar, kendisini herkese deli, sarhoş olarak tanıtıyorlardır. O ise her şeyi biliyor, gözüyle görüyor. Bir­çok şeyi bildiği için de onu zehirle­mek istiyorlar.

Korsakof Psikozu: Uzun süre içki içenlerde görülen bir çeşit buna­madır. Belirtileri şunlardır: Yeni şeyleri unutmak, bazı hâtıralarda ya­nılmak, masallar uydurmak. Bu has­talar sakin, rahat, halinden memnun­durlar. Kollarında, bacaklarında, göz­lerinde felç oldukça çok görülür, nevritler olur. İyi olanlar varsa da ço­ğunlukla sonuç kötüdür.

Dipsomani: Nöbet nöbet fazla miktarda içki içmek halidir. Normal durumda gibi görünen bir kimse birden durmadan içmeye başlar. İçme nöbeti günlerce sürer. Ondan sonra gene normal duruma döner. Böylece zaman zaman gelen içme nöbetleri görülür.

Dipsomaniye uğramış kimseleri bu hastalıktan iyi etmek pek zordur. Yalnız, rahat bir hayat, açık hava, bol besin sinirlerini dinlendirip vü­cutlarını kuvvetlendirir, böylece, ya­şamaktan zevk alıp içki iptilâsını bırakabilirler. Bunlar için hastaneler­de özel tedavi usullerine başvurulur.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.