Geçmişten Günümüze Çocuklara Alfabe Öğretimi

EĞİTİM 31 Ekim 2015

Hayatta gerekli bütün bilgileri bizlere kazandırma yolunun ilk basamağıdır

Alfabe öğretimi çocuğu hayata hazırlayan ilk adımdır, çünkü okuma-yazma bütün bilgilerin temelidir.

İlkokula yeni kaydolunan bir kü­çük öğrenci, üniversitenin son sını­fına kadar da okuyabilir, belli bir devrede hayata atılarak öğrenimini bir noktada bırakabilir de; ama, in­san olarak her kişi hayatta mutla­ka bir şeyler öğrenmek zorunda­dır. İşte, hayatta gerekli bütün bilgi­leri bizlere kazandırma yolunun ilk eşiği alfabe öğretimidir.

Hiç okuma yazma bilmeyen, küçük kafasında daha her hangi bir harf kavramı bulunmayan yavrulara bu zor işi, onları yormadan, korkutup usandırmadan, üzgünlüğe düşür­meden acaba nasıl öğretmelidir? Bu, öğretmenler kadar, onların evde­ki yardımcıları olan ana-baba için de önemli bir sorudur.

Eski Usul

Bu konu, birçok eğitimcileri uzun zaman düşündürmüştür. Alfabeyi ta­nıtmak, okuma-yazmayı öğretmek için gerek Batı’da, gerek yurdumuz­da; önceleri öğelerden tüme (parça­lardan bütüne) gitme yolu, yani al­fabenin harflerini teker teker ve ay­rı ayrı tanıtmak usulü uygulan­mıştır.

Bu usulün esası şudur: Alfabenin harfleri çocuklara ‘’sesli harf, ses­siz harf şeklinde ayırtılarak’’ tanıtılıp öğretilir. Çocukta sesli harf, ses­siz harf kavramları, şekiller halinde, meydana geldikten sonra, bunların birleştirilmesiyle heceler kurulur; daha sonra da basitten başlayarak kelimelere, cümlelere doğru gidilir.

Harflerden başlayarak yapılan bu çeşitten alfabe öğretiminde hecenin, hecelemenin önemi büyüktür. Mese­la araba kelimesinin yazılışını öğret­mek için çocuğa önce a sesli harfi, sonra r sessiz harfi öğretilir. Artık a’yı tanıyan çocuk için, onu kelime içinde tekrarlamak kolaydır. B ses­sizini de öğrendikten sonra sıra he­celemeye gelir: A sesli olarak oku­nur. R harfi de re şeklinde belirtil­dikten sonra, sonuna gelen a ile a-ra haline girer. Be nin, sondaki a ile ba okunacağı da gösterilir, hecelemek, heceleri tekrarlatmak yoluyla ‘’a; a-ra; a-ra-ba ‘’ araba kelimesinin yazdırılması sağlanmış olur.

Öğelerden tüme gidiş, yani harfle­rin öğretilmesiyle başlayan alfabe, (okuma-yazma) öğretiminin, bu ana kural içinde çeşitli uygulama şekil­leri vardır. Yalnız, bu usuldeki alfa­be öğretimi bugün ‘’çoğunlukla’’ hemen bütün dünyada bırakılmış du­rumdadır.

Günümüzden Birkaç Yıl Önce Uygulanan Usul

Bugün en çok uygulanan alfabe öğretim yolu, harflerin adlarını ön­ceden, teker teker öğretmek yeri­ne, onların seslerini tanıtmaktır. Harflerin sesleri öğretilirken, o harf ‘’resmi gösterilerek’’ isimlerin başına geliyorsa onun resmi ile bir­likte gösterilmelidir.

Bu çeşit öğretimde çağrışım kanun­larından faydalanmış oluruz. Öğren­ci, sesleri öğrendikten sonra, sesler sayısınca resimlerin, şekillerin hazır­lanması, bunların gerekli yerlere ko­nulup alınmasıyla, harflerin ses ola­rak çocuğun kulak hafızasına işlen­mesinin ardından, şekil olarak göz hafızasına aktarılması daha uygun görülmektedir.

Alfabe öğretimi; resimli fişler, de­ğişik harf oyunları yardımı ile, çözümleme-birleşim esaslarına dayan­dırılarak, önce harften, heceden de­ğil de, cümleden okumaya, yazmaya yöneltilince daha verimli, daha ba­şarılı olmaktadır. Bu usulün uygu­lanması, öğretmen için biraz zah­metli olsa bile, öğrenci için kolay­lık sağlar. Bütün lâtin alfabesi kul­lanan ülkeler gibi, yurdumuzda da bugün, adına Cümle Metodu denilen bu çözümleme-birleşim usulü uygu­lanmaktadır. Bu usulle çalıştırılan küçük öğrencilerde kısa zamanda da­ha olumlu sonuçlar elde edilmek­tedir.

Büyük Harf, Küçük Harf

Alfabe öğretimi konusunda bu ge­nel sonuca vardıktan sonra, bunun bir de özel yönleri bulunduğunu dü­şünmek gerekir. Bu özel yönlerden en önemlisi, çocuklara ilk defa ta­nıtılacak olan harflerin, büyük harf­ler (majüskül)den mi, yoksa küçük harfler (minüskül)den mi seçileceği meselesidir.

Öte yandan, gene bunun kadar önemli bir mesele daha vardır: Aca­ba, kolaylık olmağı için, çocuklara alfabenin hangi harflerini daha önce­den öğretmelidir? Bugün için üzerin­de genellikle birleşilmiş olan şekil şudur:

Alfabenin harfleri, şekil olarak, ko­laylık olarak, ses düzeni olarak Te­mel Büyük Harfler ve Temel Küçük Harfler diye ikiye ayrılabilir.

Temel Büyük Harfler. — I, H, T, L, E, F, harfleri dörtgen; A, V, M, N, K, Y, Z harfleri üçgen; O, Ö, C, Ç, D, G, Ğ, B, P, R, S, Ş, ü, Ü, J harfleri daire parçaları olmak üzere üç esas yapı gösterirler.

Temel Küçük Harfler. — Bunlar­dan c, ç, ı, i, j, l, p, o, ö, s, ş, u, ü, v, z harfleri, büyük temel harflere tamamıyla benzerler; b, f, h, t harfleri, kendilerinin büyük temel harflerine oldukça benzerlerse de biraz başka­dır; a, d, e, g, ğ, n, m, r, y harfleri ise, büyük temel harflerine hiç benze­mezler. İşte alfabe öğretiminin, üze­rinde durulması en gerekli noktala­rından biri de, büyük ve küçük temel harfler arasındaki ilgiyi, benzerliği öğrencinin seviyesine göre ayarlayarak ona tanıtabilmektir.

Genel olarak uygulanan yol küçük temel harflerin daha önceden öğre­tilmesi, bunlara yavaş yavaş ilgili, benzer büyük temel harflerin katıl­masıdır. Çünkü alfabenin okutulma­ya başlanmasından, üniversite öğre­niminin sonuna kadar bir öğrenci­nin karşılaşacağı hemen bütün ki­taplar, dergiler, çeşitli yayınlarda, hep küçük harflerle yazılmıştır; bü­yük harflerin kullanıldığı yerler pek azdır. Bir yazıda küçük harfler %95, büyük harfler ise ancak %5 oranında kullanılır diyebiliriz.

Alfabe öğretiminde küçük harfle­re öncelikle yer verilmesinin bir fay­dası da, bu harfler üzerinde alışkan­lık kazanan çocukların kitap harfle­rinden el yazısına geçmekte kolay­lık bulmalarıdır. Büyük harflerle işe başlayan öğrencilerde bu durum tam tersine sonuçlanmaktadır.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.