KOLESTEROL (KOLESTERİN) NEDİR? KOLESTEROLE NASIL DİKKAT EDİLİR?

KADIN, SAĞLIK 31 Ekim 2014

Kolestrol (Cholesterol) da denen bu madde özellikle safra taşlarında bulunan ve dolayısıyla karaciğerden gelen bir sterordür. Sterol, bilindi­ği gibi, eski Yunanca’da katı anlamı­na gelir. Esası katı bir alkol olup, billûrlaşmış suda erimez, parlak be­yaz bir maddedir. Hayvanı bir sterol olan Cholesterol (Kolesterin) beyin­de, safrada, karaciğerde, vücut sıvı­larının çoğunda bulunur. Vücuda be­sinle girer.

KOLESTEROL (4)

Yumurta sarısında binde dört, süt yağında ise binde otuz beş kadar var­dır. Bunlar bağırsaklarda, yağ asitleri ile «ester» bileşimi yapar, özellikle göğüs bölgesi lenf sisteminde bulu­nurlar. Aç karnına alman kanda 1.000 de 10-20 kadar bulunan kolesterinin, kan, (alyuvar), böbrek üstü bezi, ka­raciğer, lenf bezlerinde çeşitli görev­leri, vardır. Kolesterini safra ile bar- saklara atan karaciğer, bazen koles­terini tutar, depo eder. Bu depolama fazla olursa çeşitli hastalıklara özel­likle ileri yaşlarda ciddî rahatsızlık­lara sebep olur. Karaciğerin sellül dışı normal yağ biriktirmesi, karaci­ğer sellüllerinde bozukluk yoksa önemli sayılmaz, halbuki karaciğer sellüllerinde bozulma olur da onlar yağ ile değişirse hastalıklar görülür.

KOLESTEROL (1)

Kolesterin esas itibariyle besin maddelerinden gelir ama, organizma da az miktarda kolesterin yapar. Bu bakımdan, tedavilerde perhizin yanında bünye tedavisini de hesaba katmak gerekir. Kolesterini evvelce ilâç olarak kansızlıklarda, veremde, nekahet hallerinde, ishallerde ve umumi zafiyetlerde de balık yağı ile beraber günde 1-2 gr. verirlerdi. Hâlâ veren doktorlar da vardır.

KOLESTEROL (2)

Kandaki kolesterin ya serbest, bu­nu safra ile çıkarırız, ya da bileşik (ester) olarak bulunur, bunu dokula­rımızda tutarız. Bunların normal olan  İ— 8 bölü 6—12 oranının değişimlerine göre hastalık halleri do­ğabilir. Kolesterin ölçme usulleri ayrı sonuçlar verdiği için raporlarda, hangi usulle muayene edildiğinin not edilmesi usuldendir.

KOLESTEROL (5)

Kolesterinin esas ola­rak, safra ile günde 10 – 50 santigram çıkarıldı­ğına göre, safra yolları tıkanırsa bu madde kanda da artar. Kolesterin halk dilin­de lüzumsuz ve sadece zararlı bir madde ola­rak ün salmıştır. Bu ina­nış yanlıştır, çünkü ko­lesterin organizmadaki protoplazma yapılışın­da ve sıvıların kolloit dengesinde vazgeçile­mez bir elemandır. Organizmada, suya, ‘’karşı’’ olarak bulunan lesitin’e kolesterin kar­şı koyar, bunların çalış­ma dengeleri kanama ile ilgili olaylarda önemlidir. Sedimantasyon denilen pek Önemli deneylerin yapılışında bu dengenin kontrolü manası da vardır.

KOLESTEROL (6)

Kanda kolesterin şeker hastalığın­da, böbrek hastalıklarında artar (lit­rede on grama kadar). Kolesterini artan diyabetlilere ensülin iyi gelir. Derideki kırmızı, sarı lekeler koles­terin fazlalığından olabilir.

KOLESTEROL (3)

Kolesterin ölçmeleriyle, karaciğer sirozu, teşhisine gidilebilir. Safra taş­ları, karaciğer urları, kanamalı san­lıklarda serbest kolesterin hayli bü­yük rol oynar. Kolesterin fazlalığı ile ilgili en önemli ve ünlü hastalık damar sert­liği, tansiyondur. Damla (gouttes) hastalığı asit ürik­le ilgili olmasına rağmen bu asitin kanda kalışı, kolesterinin atılmasına engel olabilir ve Özellikle kemik baş­ları ve kıkırdaklar bozularak şiddet­li ağrılara sebep olabilir. Gebelerde kolesterin artışı nor­maldir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.