Loğusa Humması Hastalığına Dikkat! Alınacak Tedbirler Nelerdir?

HABERLER 17 Ekim 2015

Doğumdan sonra mikropların cinsiyet organında meydana getir­diği bir hastalıktır. Yüzyıllar boyun­ca yalnız bu yüzden milyonlarca ka­dın hayatını kaybetmiştir. Loğusa humması ilk defa dikkati, XVII. yüz­yılda kurulan doğum evlerinde yay­gın şekilde görülmesiyle çekmiştir. Mikroplar ve onlardan korunma hakkında bilgilerin olmadığı o çağ­larda, hele hastanelerde bu hasta­lık zaman zaman salgın halinde or­taya çıkmış, yüksek sayıda kayıpla­ra yol açmıştır.loğusa humması

Başlangıçta, loğusa hummasının sütün kana karışmasından ileri gel­diği sanılmıştı. Bugün, hastalığın sebebi olan mikroplar bilinmekte, elimizde tedavi imkanları da oldu­ğundan, tarihte görülen salgın şek­lindeki âfetlere rastlanmamaktadır. Loğusa hummasının sebebi çeşitli bakterilerdir. Bu arada streptokok­lar, stafilokoklar, koliler başta gelir.

Kadın cinsiyet organı, periton (ka­rın zarı) boşluğuna kadar uzanan bir kanal biçimindedir. Bunun çe­şitli yerlerinde mikroplara karşı ge­rek hormonlarla, gerek biyolojik özelliklerle savunma setleri vardır. Bu setler değişik sebeplerle, hele doğum sırasındaki yaralanmalarla yı­kılacak olursa mikropların kolayca yerleşmesine, hastalık meydana ge­tirmesine yol açar. Doğumdan sonraki akıntı birçok mikropları dışa­rı sürükler, setler sağlam kaldıkça hastalık meydana gelmez. Setlerin yıkılması başlıca şu sebeplerden olur:

  • Doğum ve loğusalık sırasında geçirilen ağır hastalıklar (zatürree, anjin, grip);
  • Loğusanın ellerinin mikroplu olması;
  • Doğuma yardım edenlerin dikkatsizlikleri, kirli eller­le iş görmeleri;
  • Doğusalık sırasında tam banyo almak, altı hafta geçme­sini beklemeden cinsi münasebette bulunmak.

Loğusa humması, yerine göre değişik özellikler gösterdiği gibi has­taya verdiği zarar da farklıdır. Te­davide de değişik usuller kullanılır.

Loğusalık hummasını meydana getiren mikropların kan ve lenf yo­lu ile bütün organizmaya yayılması­na sepsis denir. Bir iki günlük bir devreden sonra baş ağrısı, kırgın­lık görülür, ateş yavaş yavaş, ya da birden yükselir. Ateş ya yüksek de­vam eder, ya da sabahları düşer, ak­şamları yükselir. Bu sırada titreme de görülür. Titremeler sırasında be­niz soluk, tırnak ve parmak uçları mordur, nabız hızlı atar. Şiddetli baş ağrısının yanında uykusuzluk, huzursuzluk hali de görülür. Antibi­yotiklerin rastgele kullanılması mik­roplarda direnç meydana getirece­ğinden mikrobun hangi antibiyotiğe hassas olduğu tespit edilip o anti­biyotik kullanılmalıdır.

Loğusa Hummasına Karşı Alınacak Tedbirler

Doğum sırasında temizliğe, mik­ropsuz çalışmaya dikkat etmeli, do­ğumdan önce de rastgele kimseler ge­beyi muayene etmemelidir. Dış cin­siyet organları ile döl yatağındaki ya­ralar tedavi edilmeli, hele son aylar­da tam banyodan, cinsi münasebet­ten kaçınılmalıdır. Doğum sırasın­da ateşi yükselenlerle su kesesi er­ken patlayanlara muhakkak antibi­yotik yapılmalıdır. Doğuma yardım eden kimsenin hastalıklı olmaması­na dikkat edilmelidir.

Gerek gebelikte, gerek doğumda gerekli tedbirler alındığı zaman has­talığa çok nadir rastlanır. Bugün için elimizde mevcut kuvvetli ilaçlara güvenip tedbirler ihmal edilirse an­nenin hayatı belki kurtarılır ama, annede hastalığın bıraktığı bozuk­luklar üretim işini, sağlık durumu­nu düzeltilmesi imkansız derecede bozar, kısırlığa, süreğen iltihaplara yol açabilir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.