OKSİJENİN BU ÖZELLİKLERİNİ DAHA ÖNCE DUYDUNUZ MU?

HABERLER, SAĞLIK, TÜMÜ 17 Eylül 2014

Solunumda, yaşamamızda, ateşin yanmasında en büyük payı olan ok­sijen yeryüzünde en yaygın, en bol bulunan bir gazdır; havanın %28’i oksijendir. Hidrojenle birleşip su olur; suyun 9’da 8 ağırlığı oksijen­den gelir. Ayrıca, oksijen 183 de­recede sıvı haline getirilebilir.

Oksijenin hekimlikte çok büyük bir yeri vardır. Hastaların solunum güçlüğü (nefes darlığı) durumların­da, boğulmalarda, zehirlenmelerde, ya doğrudan doğruya tüplerden, ya da oksijen çadırı kullanarak hasta­ya bol oksijen verilir, böylece vücu­da normal solunumla alamadığı ok­sijen sağlanır. Bu arada, kalp has­talıklarında, üremide, astımda, ak­ciğer vereminde, çocuk felcinde, zatürede, zatülcenpte hastaların so­lunumunu düzelterek onları yaşat­mada oksijen pek yararlı olur. Bunun için oksijen dolu tüpler sık sık hasta kişilere verilir.

oksijen (1)

Ayrıca, göğüsten, kalpten, akciğer­den yara almış bir yaralının ameliyat sonrası akciğerlerinden hasta olanların, kanamalara uğrayanların tedavisinde de oksijen koklatma ile büyük faydalar sağlanır. Bazı akci­ğer hastalıklarında, boğaz tıkanık­lıklarında, şişliklerinde, ödemlerin­de, kuşpalazı (difteri) sonucunda ortaya çıkan solunum güçlüklerinde de oksijen yar dimiyle hastalar kurtarılabilir.

Hastaya Oksijen Nasıl Verilir?

Solunması az-çok yerinde bir has­taya oksijen kauçuk balonla verüir. Hastaya, ağzını, burnunu kaplıya- cak şekilde, huni gibi bir cisim takı­lır. Buna 30 litre oksijen alan kau­çuk bir balon bağlanmıştır. Hasta­nın her soluk alışında balon bası­larak oksijen verilir. Hasta soluk ve­rirken huni yüzünden uzaklaştırılır.

oksijen (1)

Bu, oksijen vermenin en basit usu­lüdür. Bunun dışında daha geliştiril­miş usuller vardır: Bu arada oksijen çadırı denilen aletler yapılmıştır. Hasta dört bir yanı kapalı, çadır gibi bir cihazın içine konulur. Bu şekilde tedavi daha çok hastanelerde, sağlık kurumlarında yapılır. Bu geniş çap­taki oksijen vermede içine 2.000-3.000 litre hava sıkıştırılmış oksijen bom­balan kullanılır. Bombaya bağlı musluklar dakikada 8 litre oksijen verecek şekilde ayarlanır. Böyle ge­niş ölçüdeki oksijen tedavileri için hastanelerde oksijen odaları, doğumevlerinde, çocuk hastanelerinde vakitsiz doğmuş çocukları yaşatabil­mek için oksijen sandıkları, oksijen odacıkları, ‘’kuvöz’’ vardır. Oksi­jenin bu şekilde kullanılışı ile birçok tehlikeli durumlar önlenir, hastalar yeniden hayata kavuşturulur.

İğneyle oksijen nasıl verilir?

Hastaya iğne (enjeksiyon) ile de oksijen vermek kolaylıkla uygula­nabilecek bir usuldür. Bunda da ok­sijen balonu kullanılır. Balonun ucuna kaynatılmış bir iğne bağlanır, balonun musluğu açılarak biraz ok­sijen boşa bırakılır, sonra iğne hastanın bacağının yan tarafına, deri altına sokulur, balon hafifçe bastı­rılır. Lastik boruyu sıkıştıran bir mandal oksijenin verilişini ayarlar. Dakikada 20 cm3 hesabıyla, 300-400 cm3, hatta birkaç litre oksi­jen verilebilir. Bu usul ayaklarda, ellerde kan dolaşımı bozukluklarında, akciğerden kan gelmesinde, bazı akıl hastalıklarında başarıyla uygu­lanmaktadır. Oksijen banyoları da tansiyon düşürmede, uykusuzluklarda, göğüs an­jinlerinde, damar sertliklerinde, astım da, tiroit hastalıklarında kullanı­lan bir usuldür. Bu tedavide oksijen oxylithe (sodyum peroksidi) olarak kullanılır.

oksijen (2)

Oksijenli Su Nedir?

Oksijenin mikrop öldürücü özel­liği de vardır. Bundan dolayı, eski­den çıban, fistül tedavisinde, iltihap­larda, yılancıkta hastalıkların bu­lunduğu bölge çevresine oksijen iğ­nesi yapılırdı. Bu usul bugün rağ­betten düşmüşse de hâlâ kullanan hekimler vardır. Buna karşılık oksi­jenli su yaraların temizlenmesinde, pansumanlarda daima pullanılır.

‘’Oksijenli su’’, gerçekte hidrojen peroksittir. Bu madde saf halde çok tehlikelidir, kolayca patlayabilir.

Hidrojen peroksidin, tehlikesini azaltmak için, çeşitli oranlarda su­landırılmış şekilleri (eriyikleri) kul­lanılır. %30 sulandırılmış şekline perhidröl denir. Bunun daha sulan­dırılıp %3’ltik eriyik haline getiril­mişi eczanelerde satılan, ‘’oksijenli su’’ dediğimiz sudur. Bununla birlik­te, bu şekliyle bile tehlikeli olabilir. Oksijenli su şişesi ateşe yakın yerler­de, güneşte bırakılmamalı, hele ağzı hiç açık kalmamalıdır. Sıcaktan su azalır, eriyiğin bileşimi değişerek hidrojen peroksit haline gelir; bu da, kolayca patlar.

Oksijenli su, mikropları öldürücü özelliğinden başka kanı pıhtılaştırıp durdurmaya da yarar. Yaralanma­larda bu bakımdan da faydalı olur.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Sorry, comments for this entry are closed at this time.