Çocuklarda Bebek Sevgisi ve Şefkati

YAŞAM 9 Mart 2016

Çocuklarda Bebek Sevgisi

Çocuklar bebeklerle oynamayı pek severler. Bu, daha çok, kız çocuklara özgü bir sevgiyse de oğlan çocuklar arasında da bebek oynamaktan hoşlananlara rastlanır. Kimi ana-baba er­kek çocukların bebek merakından tasaya düşerler, duygularının ters bir yönde gelişmesinden korkarlar. Gerçekte ise, bunda korkulacak bir şey yoktur çünkü, hele küçük yaş­larda, kız olsun, erkek olsun, çocuk­lar bebekle cinsiyet arasında bir ilinti bulmazlar: Onlar için bebek küçük oyun çocuğu hayata hazırlayan bir iş olduğu için, her çocuk bebekte kendisine, özendiği bü­yük insan olma fırsatını veren bir varlık bulur: Bebek onun hükmü altı­na alabileceği, üzerinde gücünü deneyebileceği bir başka insandır. Ken­disini onun karşısında büyük olarak görür, bu da onun içindeki büyü­me isteğini yerine getir­mekle ona derin bir zevk verir.

Çocukların Kendi Cinsiyetini Tanıması

Çocuğun kendisini bir anne, bir baba gibi, be­beği de kendi çocuğu gi­bi görmesi daha sonra başlar. O yaşta dört, beş yaşlarında çocuk kendisinin kız mı, oğlan mı olduğunu artık anla­mıştır: Laftan anlamaya başladığı için, kendisi­nin “kızım”, “oğlum” diye çağrıldığını duy­muştur. Giyimindeki de­ğişiklik de onun bu yönden olan ki­şiliğini ortaya koymuştur: Kızsa, saçları uzatılmış, başına kurdele bağlanmış, ayağına eteklik geçiril­miş; oğlansa, saçları kesilmiş, pantolon giydirilmiş, boynuna boyunbağı bağlanmıştır.

İşte, kız çocuğun kendisini bebeği­nin annesi gibi görmeye başlaması bu yaşlarda olur. Oğlan çocuklar ise, erkek olduklarını sezinlemeye baş­layınca bebek sevgisini yavaş yavaş bırakırlar; çünkü evde kendileriyle, daha çok, anneleri uğraşmakta, ilgi­lenmektedir; demek ki çocuklarla uğraşmak annelere özgü bir iştir.

Bu yaşlarda oğlan çocuğun bebek sevgisi azalırken kızlar bebeklerinin üzerine daha çok düşmeye başlarlar. Şimdi kendilerini anne olarak gör­dükleri gibi kendi anneleri yerine de koyarlar: Çocuk, annesi; bebeği de kendisidir. Bunun için kızlar, be­beklerinin de kız olmasını isterler. Onları bir bakıma kendi kızları, bir bakıma da kendileri gibi görürler.

Çocuklar Kendi Oyuncaklarına Aldıkları İlgiyi Gösterirler

Dikkat ederseniz görürsünüz: Ço­cuk bebeğine karşı, çoğunlukla, an­nesi kendisine karşı nasıl davranı­yorsa o tavrı takınır. Annesi onu sık sık azarlıyorsa, dövüyorsa o da be­beğini azarlar, döver; annesinin ken­disine söylediği tatlı sözleri o da bebeğine söyler; aynı masalı kendi­si de ona anlatır.

Bazı anneler çocuklarının hoyrat olduğunu söylerler, bebeğinin elini, ayağını kopardığından yanıp yakı­nırlar. Bu, gerçekte, hoyratlık de­ğil, bir hınç almadır: o sırada bebe­ğin kişiliği değişmiş, bir bakıma ço­cuğun kendisi olmaktan çıkıp an­nesinin sevdiği bir varlık olmuştur; çünkü çocuk, annesinin, kendisini paylamakla, dövmekle birlikte, ge­ne de sevdiğini bilir. Annesine, ken­disini payladığı, dövdüğü için kız­mıştır, kırılmıştır; «Ben de senin sevdiğin kızına eziyet edeyim de gör!» der gibi, hıncını bebekten al­maya kalkar.

Kimi vakit, kızın hırçınlığı annesi­ne karşı değil de, başka bir kimseye karşı duyduğu öfkeden ileri gelir. Bu sefer de bebek o kimsenin ya kendi­si, ya da onun bir sevdiği olur, çocuk bebeğini paralamakla ondan hıncını alır.

Görülüyor ki bebek çocuğun elin­de içindeki istekleri, ruhundaki ihti­yaçları karşılamaya yarayan bir var­lıktır. Çevresinden sevgi, anlayış, güler yüz gören çocuklar bebeklerini hoş tutarlar; sert davranışlar gören, sert sözler işiten çocuklar ise aynı sertlikleri bebeklerine karşı göste­rirler.

Çocuk büyüdükçe bebeği de yeni yeni kişilikler kazanır: Arkadaşsız bir çocuğun bebeği arkadaşıdır; okula yeni başlamış bir çocuğun bebe­ği bir öğrenci, kendisi onun öğret­menidir; abla olmaya özenen bir kı­zın bebeği, kardeşidir; ev hanımlığı­na heves eden kızın bebeği misafiridir.

Kız çocuk bebeğini kendisini haya­ta hazırlayan bir varlık olarak gör­düğü için, bu yolla ona iyi huylar aşılanabilir: Güzel bir bebek elbisesi ona iyi giyinme zevkini aşılar; be­beğin salıncağı, karyolası ona derli-toplu olma alışkanlığını kazandırır; bebeğin soyulup yıkanabilir cinsten olması kız çocuğunu temizliğe alış­tırır.

Çocukların bir bebekten kısa za­manda bıktıkları olur. Bebeğin elbi­sesini değiştirmekle onun bu bık­kınlığını giderebilirsiniz. Bunun da pek işe yaramadığı ola­bilir. O zaman, yapaca­ğınız şey, bu bebeğin ye­rine, daha ucuz cinsten de olsa, yeni bir bebek almaktır. Yalnız, eski bebeği atmayın; bir yer­de saklayın. Bir süre sonra onu, üzerinde ye­ni bir elbiseyle kızınızın karşısına çıkarırsınız; o sırada ikinci bebekten bıkmak üzeredir, eski bebeğini yeni gibi gö­rür, ona sarılır. Evde pahalı cinsten bir tek bebek yerine, ayrı boy­da, ayrı biçimde, ucuz cins birkaç bebek bu­lundurmak bunun için daha faydalıdır.

Kız çocuklar bebek oynamayı 8-10 yaşların­da bırakırlarsa da, da­ha ileri yaşlarda bile be­bek seven kızlara rastlanır. Bunu çocuğun olgunlaşmamış olmasına yormamalıdır. Bunda, daha çok, alışkanlığın payı vardır. Çevre de­ğiştikçe, çocuğun haya­tına yeni yeni ilgiler ka­rıştıkça onun bebek sev­gisi de yavaş yavaş sili­nir. Çocuk artık genç kız olma yolundadır; onu hayata bağlayan daha başka meşgaleler var­dır. Boş vakitlerini daha eğlenceli, daha değişik, yepyeni birçok konu­lar almaktadır. Öte yandan gelecek­te kendisi anne olacak, artık yapma bebekleri değil, kendisinin bir par­çası olan canlı bebekleri sevecektir.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.