SAĞLIK

Loğusa Humması Hastalığına Dikkat! Alınacak Tedbirler Nelerdir?

Doğumdan sonra mikropların cinsiyet organında meydana getir­diği bir hastalıktır. Yüzyıllar boyun­ca yalnız bu yüzden milyonlarca ka­dın hayatını kaybetmiştir. Loğusa humması ilk defa dikkati, XVII. yüz­yılda kurulan doğum evlerinde yay­gın şekilde görülmesiyle çekmiştir. Mikroplar ve onlardan korunma hakkında bilgilerin olmadığı o çağ­larda, hele hastanelerde bu hasta­lık zaman zaman salgın halinde or­taya çıkmış, yüksek sayıda kayıpla­ra yol açmıştır.loğusa humması

Başlangıçta, loğusa hummasının sütün kana karışmasından ileri gel­diği sanılmıştı. Bugün, hastalığın sebebi olan mikroplar bilinmekte, elimizde tedavi imkanları da oldu­ğundan, tarihte görülen salgın şek­lindeki âfetlere rastlanmamaktadır. Loğusa hummasının sebebi çeşitli bakterilerdir. Bu arada streptokok­lar, stafilokoklar, koliler başta gelir.

Kadın cinsiyet organı, periton (ka­rın zarı) boşluğuna kadar uzanan bir kanal biçimindedir. Bunun çe­şitli yerlerinde mikroplara karşı ge­rek hormonlarla, gerek biyolojik özelliklerle savunma setleri vardır. Bu setler değişik sebeplerle, hele doğum sırasındaki yaralanmalarla yı­kılacak olursa mikropların kolayca yerleşmesine, hastalık meydana ge­tirmesine yol açar. Doğumdan sonraki akıntı birçok mikropları dışa­rı sürükler, setler sağlam kaldıkça hastalık meydana gelmez. Setlerin yıkılması başlıca şu sebeplerden olur:

  • Doğum ve loğusalık sırasında geçirilen ağır hastalıklar (zatürree, anjin, grip);
  • Loğusanın ellerinin mikroplu olması;
  • Doğuma yardım edenlerin dikkatsizlikleri, kirli eller­le iş görmeleri;
  • Doğusalık sırasında tam banyo almak, altı hafta geçme­sini beklemeden cinsi münasebette bulunmak.

Loğusa humması, yerine göre değişik özellikler gösterdiği gibi has­taya verdiği zarar da farklıdır. Te­davide de değişik usuller kullanılır.

Loğusalık hummasını meydana getiren mikropların kan ve lenf yo­lu ile bütün organizmaya yayılması­na sepsis denir. Bir iki günlük bir devreden sonra baş ağrısı, kırgın­lık görülür, ateş yavaş yavaş, ya da birden yükselir. Ateş ya yüksek de­vam eder, ya da sabahları düşer, ak­şamları yükselir. Bu sırada titreme de görülür. Titremeler sırasında be­niz soluk, tırnak ve parmak uçları mordur, nabız hızlı atar. Şiddetli baş ağrısının yanında uykusuzluk, huzursuzluk hali de görülür. Antibi­yotiklerin rastgele kullanılması mik­roplarda direnç meydana getirece­ğinden mikrobun hangi antibiyotiğe hassas olduğu tespit edilip o anti­biyotik kullanılmalıdır.

Loğusa Hummasına Karşı Alınacak Tedbirler

Doğum sırasında temizliğe, mik­ropsuz çalışmaya dikkat etmeli, do­ğumdan önce de rastgele kimseler ge­beyi muayene etmemelidir. Dış cin­siyet organları ile döl yatağındaki ya­ralar tedavi edilmeli, hele son aylar­da tam banyodan, cinsi münasebet­ten kaçınılmalıdır. Doğum sırasın­da ateşi yükselenlerle su kesesi er­ken patlayanlara muhakkak antibi­yotik yapılmalıdır. Doğuma yardım eden kimsenin hastalıklı olmaması­na dikkat edilmelidir.

Gerek gebelikte, gerek doğumda gerekli tedbirler alındığı zaman has­talığa çok nadir rastlanır. Bugün için elimizde mevcut kuvvetli ilaçlara güvenip tedbirler ihmal edilirse an­nenin hayatı belki kurtarılır ama, annede hastalığın bıraktığı bozuk­luklar üretim işini, sağlık durumu­nu düzeltilmesi imkansız derecede bozar, kısırlığa, süreğen iltihaplara yol açabilir.

Etiketler
Daha Fazla Göster

Bahar Yay

22 yaşında, Dicle üniversitesi mezunuyum. Spor yapmayı seviyorum ve tekvandoyla uğraşıyorum. Aktif, atılgan, meraklı biriyimdir. Öğrenmeyi ve öğrendiklerimi paylaşmayı seviyorum. Hayatpedi.com'un tarafsız ve özgün habercilik ilkesine sadık kalarak gündem haberleri ve çeşitli kategorilerde haberler yayınlıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı